Yazarlar
Anket

Dört mevsim çocukları
Yeni yıl üzerine…
O anı yaşamaktır ‘mutluluk’… Ne dün ne yarın… Her şey bugünde… Bugün gülen insanlarla olmayı tercih ediyorum… Çocuk kalabilen dört mevsimin çocuklarıyla…
35 yaş bu ay gelip bulacak beni. Kaçtım kaçtım... Yakalandım. Tarancı Dante’den ben de Cahit Sıtkı’dan etkileniyorum bu aralar galiba. Duraklama dönemine girmem beklenirken aksine yükselmek için koşuyorum. Beyazlamaya başlayan saçlarımı görmüyorum aynada... Kaygı da duymuyorum. Bir yandan büyümekte olan bir kız evladımın heyecanı, bir yandan kariyer planları… Sanki yeni doğmuşçasına bakıyorum dünyaya. Keşiflerim sürüyor. Daha bir merak uyanıyor içimde görmediğim yerlere, duymadığım seslere, tatmadığım tatlara dair. Taş sert, su boğar insanı, ateş de yakar hala fark etmiyorum. Taşa dokunduğumda başka dokunuşları, enerjileri hissediyor gülümsüyorum. Sudan korkarken yüzme bilmeden dalış yapıyorum Kızıldeniz’de. Ateşi daha bir seviyorum. Rengine kapılıp fotoğraflıyorum. Sıcacık kestane, patlamış mısır için ateşe teşekkür ediyorum.
Korkmuyorum... Sonbahara başka başka anlamlar yüklüyor, maceralar yaratıyorum…
Özümseyemiyorum. Neden büyüyemiyorum? Ebedi uykulara inanmıyorum. Bir gün değişim zamanım gelecek biliyorum. Vızvız arı olmayı diliyorum. Bal üreteyim o zaman da... Bir saksıda ortanca oluvereyim ne çıkar. Onları çok seviyorum. Rüzgarlarla savruldum bir yaprak gibi onca yıl. Alışığım yolculuklara…
Bu yıldan çok şey bekliyorum. Savaş istemiyorum. Sahte yüzlerden uzak olmayı, huzur ve samimiyetin var olduğu her yerde neşe saçmayı umut ediyorum. “Sonsuza kadar çocuk kalamam anne” diyor 11 yaşındaki kızım Birsu… Yasaklanmalı bence. Çocuk kalmalı hep çocuklar. O zaman o korkunç hırstan uzak, oyuncu, muzip, mutlu, hayli eğlenceli olurdu dünya. Tek acı yakalamaca ya da yerden yüksek oynarken diz kapaklarımızda oluşan çizikler olurdu galiba…
Birbirimizden kopuk olmamız mümkün değil hiçbirimizin. Dünyayı ve etrafını saran bir düşünce okyanusu varmış gibi... Bir şey düşünüp yollayınca evrene, birileri de yakalıyor. Elbette açık olanlarımız… Bu ay bir tıkanıklık yaşamamın sebebi sayısız insanın sıkıntı ve kaygıları sanki. Ne olur bunu bana yapmayın. Umutlu, olumlu, biraz huzurlu olun... Dileyin, gelecek! İnanın…
Bir dilek listesi yapıyorum şu anda…
Bu yıl kızıma bir kardeş diliyorum. Küçük elleri birleşsin kalpleri bir çarpsın. Sonra hiç yalnız kalmasınlar. 35 yaşında anne adayı olma fikrinin pek mantıklı olmadığını düşünsem de…
Sergiler açmaya devam edeyim istiyorum. Maddi zenginliklere sahip olamasam da fotoğraflarımı beğenecek sanatseverlerle yardıma ihtiyacı olanları buluşturabilmeyi diliyorum.Bir film çekmek istiyorum. Harika bir ekip ile gülmeceli, romantik bir film olsun hem de… Ciddi, hırslı, hayli deli bir yönetmen olabilmeyi diliyorum.
Düşündüğüm kadar yazmayı istiyorum. Binlerce öyküden hazırlanmış özgün çizimlerle dolu bir çocuk kitabı hazırlamayı diliyorum. Birden fazla kitap mı yazsaydım!
Eski bir Rum evinden stüdyo yapmak, taş duvarlarına gezi fotoğraflarımdan asmak, az bir aydınlatma ile aydınlanmak, antika bir kuzine ile o yapıyı ısıtmak, üst katına bisikletimi dayamak, arabayı bırakıp bisikletle yaşamak istiyorum. Misafirim olursanız sobamın üzerinde taze pişmiş kestane bile ikram edebilirim size. Bunu diliyorum…
İki ressam dostumla tuval boyamak, üstümü başımı da bulamak, seramikten nar yapmak, uzun zamandır görmediğim güzel arkadaşlarımla yaptığımız narları fırınlamak…
Orada burada dalış yapmak... Tüm deniz canlılarıyla şahsen tanışmayı diliyorum. Dünyayı dolanmak, aya ayak basmak, marsta gezinmek… Hem gemi gibi hem uçak gibi bir yolculuk aracına sahip olmak!
Şans, sağlık, huzur, aşk, para, mutluluk temenni ediyorum 2012’den tüm dünyaya...
“Mutluluğun sırrı ‘istek’lere kavuşmak ise, mutsuzluğun nedeni de bu isteklere ulaşamamak diyorlar.” Diledikleri evi satın alamayanlar mutsuz oluyor. Sonra kitaplar basılıyor. Mutluluğun felsefesi üzerine... O anı yaşamak gibi geliyor bana mutluluk. Ne dün ne yarın. Her şey bugünde… Bugün sevdiğim işi yapıyorum. Bugün sevdiğim adamla yaşıyorum. Bugün pırıl pırıl bir kız çocuğunun annesi olarak onun büyümesine şahit oluyorum. Bugün hava soğuk... Bugün güzel bir kahvaltı yaptım. Bugün eve sığınan böceğin fotoğrafını çektim. Macro lensim olduğu için mutluyum. Gülüyorum… Gülenlerle olmayı tercih edecek lüksüm de var. Öyle sahte gülüşlerden bahsetmiyorum. Gözleriyle ışıl ışıl gülen, çocuk kalabilmişler, güldükçe karnı bir aşağı bir yukarı zıplayan koca çocukları diyorum ben. Dört mevsim çocuklarıyız biz. Hayallerim de var elbet. Onların da peşinden koşuyorum. 35’ine girmek üzere bir oğlak kadını inadıyla bugünde kalmak için direniyorum. Peki siz? Bugün neredesiniz?

Ahmet GÜREL
Av. Çiler Nazif...
Benal AKMAN
Berna BRIDGE
Burakhan UYGAN
Cemre GÜMRÜKÇÜ
Çağnur ŞARMAN
Dr. Tuna YILMAZ
Ferda Ercan UYULAN
Gizem SEZGİN
Işık TEOMAN
Mehlika ÖKTEM
Meltem ONAY
Merve TIRAŞÇI
Necdet GONCAGÜL
