Yazarlar
Anket

Ölü kadınların şarkısı “Savaş, insanlığın sessizliğidir!!”
Savaş, kadınları yüreğinden vurur. Çünkü, ondan eşini, çocuğunu, kardeşini, babasını, sevdiğini alır...
Neden her kavgada, her savaşta incinen hep kadınlar olur? Bunu anlamak ve bilmek için erkek olmak mı lazım? Öyle olmalı çünkü ne kadar uğraşsam anlamıyorum. Savaşları hep erkekler başlatıyor. Çünkü kadın hiçbir zaman iktidar olamamıştır. Savaş, doğrudan savaşmasa bile kadınları yüreğinden vurur. Ondan eşini, çocuğunu kardeşini, babasını alır çünkü... Aç çocuklar ve sefil halde kalmış yuvasıyla başlatmadığı savaş için ödeyeceği bedel zaten çok ağırdır. Ama yetmez bu değil mi? Bosna’da, Ruanda’da, Kenya’da, Bengal’de, Filistin’de..
Savaşlar biter, anlaşmalar yapılır, ölüler gömülür, yaralar sarılır. Elini kolunu kaybetmiş bir asker başı dik durur savaştan sonra; ya onurunu kaybetmiş bir kadın?
İnsanın kimliğini, kişiliğini kaybetmesi kulağa ne kadar korkunç geliyor öyle değil mi? İnsan çok kolay bir şekilde, “göçmen”,”tecavüze uğrayan kadın” veya “işte savaşın yıktığı ülkeden gelen yeni göçmenler” şeklinde etiketlenebiliyorlar.
Her bir hikaye aslında hayatın ve savaşın ta kendisi... İçimizdeki canavarın, ilk fırsatta nasıl bizi insanlığımızdan çıkarabildiğinden dem vuruyoruz. İnsanlık, hala ve nasıl bu pamuk ipliğinin üstündedir ? Bu iplik koparsa, insanlık insanlığından vazgeçer diyoruz.
Geçtiğimiz gün içerisinde unuttuğum bazı duygularımı hatırlamama neden olan bir film seyrettim. Aslında hepinizin bildiğini tahmin ettiğim bu film, 1993 ABD’de çekilmiş. Steven Spielberg’in II.Dünya Savaşı sırasında Naziler’in uygulamış olduğu soykırımdan binin üzerinde Polonya yahudisinin kurtarılmasında rolü olan Oskar Schindler’i ve bu kurtarmayı konu edinen film, tüm zamanların en iyi filmleri arasında yerini almıştı. Bu filmi seyrettikten sonra “nefret, acımasızlık, yaşam hakkı, egolarımız, hınçlarımız, hırslarımız” gibi unuttuğum pek çok duygum birden canlandı hafızamda, ruhumda, bedenimde… Kalbimin bölümleri arasında bir sızı belirdi ve beni suskunlaştırdı. Nefes alışlarım daraldı, belki ellerim terledi ve Eve Ensler’in yakın tarihin trajik olaylarından Bosna iç savaşından hareketle yazdığı bir oyun aklıma geldi yine… İki perdelik bu oyun, şiddet ve tecavüz mağduru bir grup kadının barındıkları mülteci kampında yaşadıklarını anlatıyordu.
Birden bir film sahnesi gözlerimin önüne geldi, diğer taraftan ise bir tiyatro sahnesi… . Sonra dedim kendi kendime, yeni yıla girdiğimiz şu günlerde, evrene güzellikler dilerken, aslında neleri unuttuğumuzu hatırlattı bu iki dramatik olay…
Oskar Schindler’in hayatını anlatan filmin kapağında çok anlamlı bir söz vardı. Talmut’ta, Yahudilerin eski metinlerinin birinde geçiyor bu söz.. Schindler bu kadar hayat kurtardığı için onun yanında çalışan Yahudilerden birisi söylüyor filmin sonunda…
Diyordu ki: “Her kim ki bir insanı kurtarır, tüm insanlığı kurtarmış sayılır.” Derin bir ifade, düşünülmesi gereken mana ve anlam yüklü sözcükler… İnsanlığımızı hatırlatıyor bizlere, her gün neden aynaya bakmamız gerektiğini de…Çünkü o ayna da “umut” var. Umut, orada gördüğümüzdür. Yani bizde….
Yaşanan acıları dindirmek belki mümkün olmayacaktır ama geleceği şekillendirirken geçmiş deneyimleri dikkate alarak hiç kimseyi ötekileştirmeden, cinsiyet ayrımı yapmadan daha hümanist bir dünya oluşturmaya ne dersiniz?
Bir dostumun çok güzel sözleri var. Der ki: “Her insanın bir hikayesi vardır, doğumuyla başlar ölümüyle biter. Çokları zannederler ki kendi hikayesi yalnız kendisine aittir ve yaşanıp bitecektir. Hiç kimseyle paylaşmadan, hiç kimse onun benzerini yaşamadan. Zannederler ki herkes aynı dünyada başka bir hikayeye sahiptir. Oysa ki hikayeler aynı, farklı olan dünyalardır”
İnanıyorum ki; 2012 yılı 'tüm insanlık' için her bir kişinin katkı koyduğu, aydınlığa doğru yürüdüğü, içindeki sevgiyi çevreye yaydığı 'ışık hızında' bir yıl olur...
- Tango ve Tutku
- Ölü kadınların şarkısı “Savaş, insanlığın sessizliğidir!!”
- Anahtar kimin elinde?
- Deniz Yıldızı misali! “Kurumsal Sorumluluk”
- Evden kaçan kızların başına ne gelir
- Aşk seni çağırıyor!
- Anne ve Baba olmak ne demek?
- “Evrenden torpilim var?”
- “……Mış, Gibi Yapıyoruz ?!”
- Kayınvalide şiddeti başka olur!
- Kadınlar Ne İster?
- Issız bir yolda: “Ben ve ondokuz bacak”
- Dünyanın hangi katmanında yaşıyorsunuz?
- Ben istersem, her şey olur!
- Vatandaşlık haklarımı istiyorum
- Aile bağlarınız ne kadar güçlü?
- Dava adamı olmak
- Cam tavan sendromu nedir ki?
- Küçük bir kalp ne ister?
- Yaşamı ne kadar yakalayabildiniz?

Ahmet GÜREL
Berna BRIDGE
Beyza IŞIK
Burakhan UYGAN
Cemre GÜMRÜKÇÜ
Çağnur ŞARMAN
Ferda Ercan UYULAN
Işık TEOMAN
Necdet GONCAGÜL
Özlem DEMİRCAN
