Yazarlar
Anket

Dünya gözüyle Atatürk
Yabancılar, Atatürk’ün sağlığında onu öven birçok söz söylemiştir. 1908 yılında, “Mühim olan kalıcı eser bırakmaktır” diyen Atatürk’ün ölümünün ardından yabancılarca söylenenler bence daha önemlidir. Bu yazımda önce yabancı devlet adamlarının onun sağlığında söylediklerinden birkaçını vereceğim. Ölümünün üzerinden 72 yıl geçen Atatürk’ün yabancı devlet adamları ve gazetecileri tarafından nasıl anlaşılıp, övüldüğünü hasretle izleyelim. UNESCO Genel Kurulu’na katılan 156 ülkenin 1981 yılında oybirliği ile kabul edilen kararı: “Uluslararası anlayış ve barış yolunda çaba harcamış üstün bir kişi, olağanüstü bir devrimci, sömürgecilik ve emperyalizme karşı savaşan ilk lider, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, insanlar arasında hiçbir renk, din, ırk ayrımı gözetmeyen eşsiz devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu.”
Sır Charles Townshend (İngiliz Generali): Ben şimdiye kadar on beş hükümdar ve cumhurbaşkanı ile özel ve resmi konuşmalar yaptım. Bu geceki kadar ezildiğimi hatırlamıyorum. Mustafa Kemal’de büyük bir ruh kudretinin esrarı var. (1922)
Briand (Fransa Başbakanı): “Yeni Türk Devleti ile Ankara Antlaşması’nın imzalanması nedeniyle; “Bizi arkadan vurdu, dağ başındaki haydutlarla, Mustafa Kemallerle anlaştı” diyenlere Fransız Başbakanının Mecliste verdiği cevap: “Dağ başındaki haydutlar diye isimlendirdiğiniz kahraman Mustafa Kemal ve Onun tüm askerleri burada olsalardı teker teker hepsinin heykellerini dikerdik. Böylesine kahraman bir antlaşmayı imzalamaktan gurur duyuyorum.”(1921)
Von Sonders (Alman Generali): “Ser, dayanıklı ve mücadeleci. Bence harika bir subay. Kelimenin tam manasıyla mükemmel bir yönetici.”
Rawlinson (İngiliz Yarbayı): “Kuvvetli karakterli ve dünya ulusları arasında kendi ulusunun haklı durumu üzerinde kesin ve pratik görüşlü bir adam olarak O, hiçbir zaman kişisel şöhret ve yükselme peşinde koşmadı. Yurdunun çıkarları herşeyin üstünde tutan ve ulusu için en faydalı sonuca varmaya çalışan bu zat, gücünü damarlarına işlemiş görev duygusundan alıyordu.”
Prof. Herbert Melzig (Alman Tarihçisi): “Atatürk tarihten hakiki dersler almış nadir büyüklerden biridir. Bütün çaba ve uğraşmaları yalnız kendi ulusu içindir.”
Atatürk’ün ölümünün ardından yabancu devlet adamlarının yaptıkları konuşmalar
10 Kasım 1938’de İstanbul’da hayata gözlerini yuman Atatürk öldüğünde tüm dünya ülkeleri Türkiye ile birlikte ağlamıştı. İşte dünya basınının ve dünya liderlerinin Mustafa Kemal Atatürk hakkında söyledikleri;
Franklin Roosevelt (ABD Başkanı): “Beni biraz sola çekiniz ve Mustafa Kemal’e yaklaştırınız.”
General McArthur (ABD Genelkurmay Başkanı): “Asker ve devlet adamı, çağımızın en büyük liderlerden biriydi. Kendisi, Türkiye’nin; dünyanın en ileri memleketleri arasında hak ettiği yeri almasını sağlamıştır. Keza o, Türklere, bir milletin büyüklüğünün temel taşını teşkil eden, kendine güvenme ve dayanma duygusunu vermiştir.”
Charles H. Sherrill (Eski Amerika Elçisi, General): “Öyle zamanlar oldu ki, anılar içinde benim eşsiz nitelikte gördüklerimi düzeltti: “Hayır... Ben bunda yanılmışım. Eğer şöyle düşünseydim ve yapsaydım sonucu daha eksiksiz olacaktı” dediği az değildi. Gerçekçilik O’nun korkmadığı şeydi.”
Awra M. Warren (A.B.D. Büyükelçisi): “Atatürk’ün dış münasebetler konusu üzerindeki görüşlerini inceleyen bir kimse, fikirlerinin değeri ve ifade edildikleri zamanı aşan manaları karşısında daima hayrete düşer.”
Winston Churchil (İngiltere Başbakanı): “Atatürk sağ olsaydı, dünyanın görüntüsü başka olurdu.” Gerçekten Atatürk sağ olsaydı ya da biz o büyük insanın yolundan gidebilseydik, dünyadaki Türkiye başka olurdu.
General De Gaulle (Fransa Başbakanı): “Türkiye’yi son ziyareti sırasında Anıtkabir’in altın defterine şu sözleri yazmıştı. “Atatürk artık rahatça ölebilirdi. -Mademki ışık parlamakta, alev yanmakta ve memleket ilerlemekte devam ediyor...”
Albert Lebrun (Fransız Cumhurbaşkanı): “Akıllı ve barışçı yöntemlerle gerçekleştirdiği eseri halkların tarihinde izlerini bırakacaktır.”
Eduard Daladier (Fransa Başbakanı): “Fransa, kendisine pekçok dostluk belirtileri göstermiş olan bu büyük adamın anısını daima canlı tutacaktır.”
Charles de Gaulle (Fransa Cumhurbaşkanı): “Türkiye tarihi, bugün her zamandan çok batı ve Avrupa Tarihi’nden ayrılmaz bir haldedir. Ve Atatürk’ün bu yöndeki gayretleri sonuçsuz kalmıştır. Memleketlerimiz arasındaki yüzyılları aşan dostluk. Bu gelişmenin temel öğelerinden biridir.”
Edouard Herriot (Fransız Milli Meclisi Başkanı): “Atatürk’ün askerlik tarafına hayret etmiyorum. Her meslekte deha sahibi insanlar vardır, buna şaşılmaz. Fakat İsviçre Medeni Kanununu kabul etmek ve Türkiye’de yürürlüğe koymak! Bu âdeta dehanın da üstünde bir şey, hukuktan anlayan ve insan haklarına inanan biri sıfatıyla söylüyorum. İşte buna hayranım!”
Kalinin (Sovyetler Birliği Başbakanı): “Şöhreti bütün cihana yayılmış olan tecrübeli başkanın yönetimi herkesin sevgi ve saygısını çeken büyük Türk Milleti’nin bağımsızlığını devamlı bir başarı ile kuvvetlendirmiş ve yeni milli yapısını yaratmıştır.”
Mussolini (İtalya Diktatörü): “O çok ayrı, bambaşka bir adamdır.”
Perrone Di San Mantino (İtalyan Yazar): “Üstün iradesi, tükenmez cesareti ve eşsiz sezişi ile hasımlarını dize getirdi. Fazilet ve ciddiyeti, üç yılda memleketine yalnız askeri değil, aynı zamanda tam ve doyurucu bir siyasi zafer kazandırdı.”
Comte Carlo Sforza (Eski İtalya Dışişleri Bakanı): “Hayatının sonuna kadar ulusunun mutlak güvenliğiyle kurduğu devletin başında kalan muzaffer kumandanın kişiliği eşi görülmemiş bir karekter örneğidir.”
Profesör Zaajti Franes (Macar Tarihçi): “Türkiye’yi bir arı kovanına ve bütün Türkleri de bal aramağa çıkmış çalışkan arılara benzetiyorum. Nasıl arılar beylerinin etrafında toplanıp çalışırsa bütün Türk Milleti bugün büyük dahi Mustafa Kemal etrafından toplanmışlardır.”
Çan Kay Şek (Çin Cumhuriyeti’nin lideri): “Atatürk’ün hayatı ve eseri sadece Türkiye için değil, fakat dünyanın bütün hür milletleri için bir ilham kaynağı olmaya devam edecektir.”
Ma Shao-Cheng (Çinli Yazar): “Mustafa Kemal yeni Türkiye’nin kalbidir. Eski, yıpranmış bir toplumdan yepyeni, güçlü bir millet yaratmış, eşsiz kişiliğiyle kendini herkese saydırmış, enerjisiyle herkesi kendisine inandırmıştır.”
Gyula Kornis (Macar Meclis Başkanı): “Türkler O’na çok haklı olarak Atatürk dediler ve kendilerini baba tanıdılar. Gerçekten de O, ulusunu seven ve ulusu için didinen bir baba olmuş ve yurdunu çok az bir zamanda verimli, yaratıcı bir gelişmeye yöneltmiştir.”
Ben Gurion (İsrail Başbakanı, 10 Kasım 1963): “Mustafa Kemal Atatürk, kuşkusuz 20’nci yüzyılda dünya savaşından önce yetişen en büyük devlet adamlarından biri, hiçbir millete nasip olmayan cesur ve büyük bir inkılâpçı olmuştur.”
Eyüp Han (Pakistan Cumhurbaşkanı): “Kemal Atatürk, yalnız bu yüzyılın en büyük adamlarından biri değildir. Biz Pakistan’da, onu geçmiş bütün çağlarını en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. Askeri bir deha, doğuştan bir lider ve büyük bir yurtsever.”
Sucheta Kripalani (Hint Parlamento Heyeti Başkanı): “Atatürk, yalnız Türk Milleti’nin değil, özgürlüğü uğruna savaşan bütün milletlerin önderiydi. O’nun direktifleri altında siz bağımsızlığınıza kavuştunuz. Biz de o yoldan yürüyerek özgürlüğümüze kavuştuk.”
General Metaksas (Yunanistan Başbakanı): “Atatürk yalnız Türk tarihinin büyük bir siması değil, aynı zamanda bir büyük adamıdır. O’nun yeni Türkiye’yi yaratan eseri, yüzyıllara intikal eden bir anıt olarak kalacaktır.”
Emanullah Han (Afganistan Kralı): “O büyük insan yalnız Türkiye için değil, büyük doğu milletleri için de en büyük önderdi.”
Muhammed Veli Han (Afganistan Dışişleri Bakanı): “Büyük Atatürk’ün ölümünden dolayı teessürümüz o derece derin ve sonsuzdur ki, bunu ifade etmek için kelime bulamıyorum. Çünkü Atatürk, yalnız Türkiye’nin değil, bütün şarkın Ata’sı idi.”
Habib Burgiba (Tunus Devleti’nin kurucusu ve ilk devlet başkanı): “Mustafa Kemal’in kişiliği halk kitlelerinin ayaklanması ve halk mücadelelerinin öncüsü olmuştur. Bu mücadeleler, O’nun ölümünden sonra genişlemiş. Doğu ve Batı bloklarının arasındaki üçüncü dünyaya sirayet etmiş ve onu sömürge tahakkümünden kurtarmıştır.
Onun ölmez eseri, egemenliklerini elde etmiş milletlerin, kaderlerini hükmedenler için ışıklı bir örnek ve bir ilham kaynağı olarak kalacaktır.”
Kerama (Lübnan Başbakanı): “Büyük adamlar, kuşaklarının başındadır. Türk Milleti’nin başındaki büyük ve dahi Atatürk, politika ve savaş alanlarında yılmayan büyük ve yurtsever bir insandı.”
- Buca Kültür Turizmi Çalıştayı
- Fransa ve Ermeniler
- Van Depremi ve İzmir
- Kadınlarımız siyasi hayatta ve Benal Nevzat
- Atatürk ve Din
- Atatürk ilk defa ne zaman ‘Cumhuriyet’ kelimesini ortaya atmıştır?
- 9 Eylül 1922 Ülkenin Kurtuluşu
- 26 Ağustos 1922 İzmir’e doğru
- Müderriszade-Faralyalı Ailesi
- Atatürk ve çocuk
- “Dünya Kadınlar Günü”nü nasıl kutlayalım…
- İzmir içinde saklı bir cennet “Kavacık”
- Buca Evleri ve bağları
- Dünya gözüyle Atatürk
- Anılarla Cumhuriyet’in kuruluşu
- 9 Eylül’e doğru
- Hatay’ın Anavatan’a kavuşması
- İzmir’de açık hava müzeleri kurulmalı
- Biz, Çevre Günü'nü kutlamayı hak ediyor muyuz?

Berna BRIDGE
Beyza IŞIK
Burakhan UYGAN
Cemre GÜMRÜKÇÜ
Çağnur ŞARMAN
Ferda Ercan UYULAN
Işık TEOMAN
Meltem ONAY
Necdet GONCAGÜL
Özlem DEMİRCAN
