Yazarlar
Anket

Anılarla Cumhuriyet’in kuruluşu
29 Ekim günü Cumhuriyet’in ilanının 87. yılını kutlayacağız. Bu yazımı Hollanda’da yayımlanan “Unutulmaz anılarla Atatürk” kitabımdan anılardan alıntı yaparak sizlere sunacağım. Gelin, hep beraber 29 Ekim 1923 akşamına gidelim.
2. devre Türkiye Büyük Millet Meclisi, 29 Ekim 1923 günü Anayasanın 1. maddesini değiştirerek, şu kararı kabul etti:
“Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümet şekli ‘Cumhuriyet’tir. Saat 20.30’u gösterirken, o heyecanın coşkusu içinde olan milletvekilleri 3 defa ‘Yaşasın Cumhuriyet’ diye haykırmışlardı. 159 üyeli meclisin 158 üyesinin oyuyla Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı Cumhurbaşkanı seçildi. Bu sırada heyecandan yerinde duramayacak şekilde oturan Gazi Mustafa Kemal Paşa alkışlar arasında kürsüye gelerek hayatının en kısa konuşmasını yaptı. Gazi, bu konuşmayı neden kısa yaptığını Afet (İnan) Hanım’a 29 Ekim 1933 günü şöyle anlatır:
‘On yıl önce bugün, Cumhuriyet’i ilan etmek gerekiyordu. Olayların gidişi bunu gerektiriyordu. Partide ve mecliste tartışmalar devam ederken bildiğin gibi beni çağırdılar. O heyecanlı oturumlarda konuşmak benim aradığım işti. Cumhurbaşkanı seçildiğimde yaptığım konuşma, bugüne kadar yaptığım en kısa konuşma oldu. Neden? Çünkü dişlerimi yaptırıyordum. Yeni yapılan dişlerim tecrübe aşamasındaydı. Konuşmaya başladığım zaman ıslık gibi ses çıkıyor ya da ağzımdan düşüyordu. Bu sırada yapacak hiçbir çare yoktu. Bu doğal olay, siyası hayatımın en önemli anına, böylece bir engel çıkardı. Kim bilir, uzun konuşmadığım belki de daha isabetli olmuştur” diye ilave etti.
28 Ekim 1923 gecesi yemekte yaşananları Mazhar Müfit (Kansu) şöyle anlatır: “Bir gece evvel beraberdik. Mustafa Necati Bey, Vasıf (Çınar) Bey, Yunus Nadi Bey, Mahmut Esat (Bozkurt) Bey ve sair arkadaşlar vardı. Mustafa Kemal Paşa gülerek; ‘Ey, çocuklar, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz’ dedi. Ve bana döndü:
‘Erzurum’dan beri ağzından çıkarmadığın Cumhuriyet’in işte zamanı geldi. Yarın istediğin kadar Cumhuriyet diye açıkça bahsedebilirsin’ dedi. Tabidir ki hepimiz son derece memnun olduk.”
Mahzar Müfit Kansu’dan başka bir Cumhuriyet’in ilanı anısı dinleyelim:
“Gazi Mustafa Kemal Paşa, ‘Cumhuriyet’ ilanını olayların akışı ve zaferlerin elde edilişi içinde mi düşündü, yoksa daha önceden bu istek ve kararında mıydı?
İşte bu soruyu tarih önünde aydınlatmak ve belgelemek için bu konuyu araya sokuyorum. Çünkü Mustafa Kemal Paşa’nın:
‘Hükümet biçimi Cumhuriyet olacaktır’ demesi Erzurum Kongresi’nden öncedir. Bu açıklamayı, yıllar sonra geçmiş bulunan bir olaya bağlayarak yapacağım.
Eski Adalet Bakanı ve İzmir Milletvekili Mahmut Esat (Bozkurt) Bey bir gün Mustafa Kemal’e başvuruyor:
Paşam üniversitede Devrim derslerinde okutmak üzere tarafınızdan ‘Cumhuriyet’ sözlerini ilk önce nerede, ne biçimde ve kimlerin arasında söylediğinizi öğrenmek istiyorum?’ diyor. Gazi Mustafa Kemal Paşa kendisine şu karşılığı veriyor:
‘Bunu Mahzar Müfit’ten öğreniniz. O, günü gününe bu olayları not etmiştir.’
Bunun üzerine Mahmut Esat Bey bir mektupla bana başvurdu. Ben de yazıyla kendisine yanıt verdim. Bu mektupları yayımlamakla istediğim açıklamayı yapmış olacağım. Yalnız bir noktayı belirteyim ki, Mahmut Esat Bey’e mektup yazmadan önce, Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya sordum:
‘Karşılık vermeme izin veriyor musunuz?’ Çünkü Gazi, anılarımın ve notlarımın yayımlanmasına kendisinden izin almadan herhangi bir girişimde bulunmamamı daha önceden emir vermişlerdi ve ‘Henüz notları yayımlamanın zamanı gelmedi’ demişlerdi. Bunun içindir ki, izinlerini ve uygun görmelerini rica etmek zorundaydım. Gazi:
‘Hay hay, yalnız onu yaz…’ dedi. Çok sevinçliydim. Sonunda, bütün ciddiyetimle Paşa’ya bu konu da söz verdim. Bu satırları yazarken gözlerimden adeta sevinç yaşları boşanıyor.
Mustafa Kemal’e inanıyorum, başarı sağlayacağına inanıyorum. Ve… Ben şimdiden Cumhuriyet rejiminin başladığını kabul ediyorum. Üst tarafı resmi ve fiili uygulama bir zaman meselesidir. Tek dileğim; ‘Allah o günü bana göstersin.’
Sayın Mahmut Esat Beyefendi anılarım arasından sorunuza ait noktayı işte böylece size iletmiş bulunuyorum.
Derslerinizle sevgili gençliğe ve büyük milletime çok büyük hizmetlerde bulunduğunuza eminim. Başarı ve hizmetlerinizin devamını kalpten diler, anılarımda aktardığım ve sunduğum gibi hükümetin Cumhuriyet olacağı 20 Temmuz 1919 günü Erzurum’da öğrenmiş bulunduğumu bildirerek gözlerinden öperim.”
Hulusi Köymen’den ilginç bir “Cumhuriyet tarifi” anısı:
“Gazi Mudanya yoluyla Bursa’ya gidiyordu. Kalabalık bir halk kitlesi tarafından etrafı sarılmıştı. Bir kadının, elinde bir kâğıtla Gazi’ye yaklaştığı görüldü. Zayıf bir kadındı. Gazi’nin yolunu keserek, titrek bir sesle:
‘Beni tanıdın mı oğul?’ dedi… Ben sizin Selanik’ten komşunuzdum. Bir oğlum var; Devlet Demir Yollarına girmek istiyor. Siz onu alsınlar dediniz, fakat müdür dinlemedi. Oğlumu işe almamış. Ne olur bir kere de siz söyleyiniz.’
Gazi’nin çelik bakışlı gözleri samimiyetle parladı. Elleriyle geniş jestler yaparak ve yüksek sesle:
‘Oğlunu almadılar mı?’ dedi. ‘Ben talimat verdiğim halde mi almadılar? Ne kadar iyi olmuş. Çok iyi yapmışlar. İşte Cumhuriyet böyle anlaşılacak.’
Kadın kalabalığın içinde kaybolmuştu. Ve Gazi kendinden geçercesine dolu bir sesle:
‘İşte Cumhuriyet’ten beklediğim sonuç’ diyordu.”
Cumhuriyet’in ilanından sonra, Gazi Mustafa Kemal Paşa Latife Hanım’la beraber Karadeniz’e bir geziye çıkmıştı. Bu geziyi Muzaffer Kılıç’tan dinleyelim:
“Bu gezide kendisine eşlik edenler arasındaydım. Rize’ye geldik. Yolların düzgünlüğü dikkatini çekmişti. Vali’ye sordu:
‘Yolları nasıl bu hale getirdiniz?’ Vali de anlattı. Bütün yakın köylüleri jandarmalarla toplattırmış ve yol onarımında çalıştırmış. Gazi’nin kaşları çatıldı. Oldukça sert bir dille: ‘Vali Bey, ‘corvee’ nedir bilir misin? Öyleyse ben size söyleyeyim, angarya demektir. Ve şunu da bilmeniz lazım ki, kanunsuz hiçbir vatandaşı işten alıkoyamaz, onu çalışmaya zorlayamazsınız. Cumhuriyet’te angarya yoktur.”
Cumhuriyet’in ilanı sıralarında Necmettin Sadak Gazi Mustafa Kemal Paşa’yla bir röportaj yapmak üzere İzmir’e gitmişti. Görüşlerini şöyle anlatır:
“Gazi’yle bir defa üç, bir defa da dokuz saat görüştük. Ben ömrümde böyle adam görmedim ve iddia ederim ki hiçbir memlekette böyle bir adam yoktur. Kendisine sorduğum sorulardan biri şudur:
‘Madem ki bu meclis Cumhuriyet’i ilan etmeye kendisini yetkili gördü. O halde bir başka meclis de başka bir oylamayla Meşrutiyet ilan ederse ne yaparız?’‘Olabilir. Fakat hepsini sopa ile kovalarız’ dedi.”
Cumhuriyet’in ilanını siz okurlarıma anılarla anımsattım. O günleri yaşayan, “Cumhuriyet” ve kazanımlarını kanları ve canları pahasına bize kazandıranlara sonsuz minnet duygularımı ve şükranlarımı sunarım. Hollanda’da yayımlanan “Unutulmaz Anılarla Atatürk” ve ‘Anılarla Çanakkale Geçilmez’ adlı iki kitabımı ve halen basılmamış olan “Atatürk’ten Gençliğe Unutulmaz Anılar” adlı kitabımdan aldığım 400 adet anıyı “İşte Atatürk” www.isteatatürk.com sitesinde okuyabilirsiniz. Genç bir tıp doktorunun hazırladığı bu sitede halen 2500 adet Atatürk fotoğrafını yer, zaman ve anılarla bezeli olarak izlemenizi bekliyor. Bayramınız kutlu olsun.
- Buca Kültür Turizmi Çalıştayı
- Fransa ve Ermeniler
- Van Depremi ve İzmir
- Kadınlarımız siyasi hayatta ve Benal Nevzat
- Atatürk ve Din
- Atatürk ilk defa ne zaman ‘Cumhuriyet’ kelimesini ortaya atmıştır?
- 9 Eylül 1922 Ülkenin Kurtuluşu
- 26 Ağustos 1922 İzmir’e doğru
- Müderriszade-Faralyalı Ailesi
- Atatürk ve çocuk
- “Dünya Kadınlar Günü”nü nasıl kutlayalım…
- İzmir içinde saklı bir cennet “Kavacık”
- Buca Evleri ve bağları
- Dünya gözüyle Atatürk
- Anılarla Cumhuriyet’in kuruluşu
- 9 Eylül’e doğru
- Hatay’ın Anavatan’a kavuşması
- İzmir’de açık hava müzeleri kurulmalı
- Biz, Çevre Günü'nü kutlamayı hak ediyor muyuz?

Berna BRIDGE
Beyza IŞIK
Burakhan UYGAN
Cemre GÜMRÜKÇÜ
Çağnur ŞARMAN
Ferda Ercan UYULAN
Işık TEOMAN
Meltem ONAY
Necdet GONCAGÜL
Özlem DEMİRCAN
