Yazarlar
Anket

Bodrum, Bodrum...
‘Dalga varsa var, sen işini yapacaksın!’
"Bu denizkızı, düşlerini süsleyen cennete erişebilmek için, nice engin denizler, ufuklar aştı... Kıtalar, adalar, koylar dolaştı... Ta ki Gökova'ya ulaşana kadar...”
‘Türkiye’de Ölmeden Önce Yapılması Gereken 101 Şey’ adlı kitaptaki 101 şeyden ikisi Gökova’da tekne sefası yapmak ve ‘tramola atmayı öğrenmek.’ Türkiye’nin 3 tarafının denizlerle çevrili ve dünyanın en uzun kıyı şeridine sahip ülkelerden biri olduğunu düşünürsek ölmeden önce yapılması gereken şeyler arasında bunların yer almasının ne kadar doğal olduğunu anlarız. ‘Tramola atmak’ kavramını yelkenin hava dolup ilerleyebilmesi için teknenin rüzgârla olan açısını ayarlama yeteneği olarak özetleyebilirim. Yelken seyrine vakıf olmak, kesinlikle edinilmesi gereken faydalı bir beceri gibi...
Yıllar önce bir tanıdığım bana Sinbad’ın gemisinin adının Serendip olduğunu ve Sinbad’ın bu gemiyle kendisini rüzgâra ve dalgaların akışına bıraktığını ve 'serendipiti' denilen kelimenin oradan geldiğini söylemişti. Serendipiti’nin başka bir şey ararken bambaşka bir şey bulmak anlamına geldiğini söylemişti. Talihli bir kaza olduğunu söylemişti. Yani hiç beklenmedik bir anda beklenmedik bir şey oluyor ve güzel bir şey keşfediliyor. Ama tüm bunlar Sinbad’ın gemisinin dalgaların ve rüzgârın uyumu ile gerçekleşiyor.
Kaptanların bir bilgelik yönlerinin olduğunu hep düşünmüşümdür. Ne de olsa denizin ortasında her şeyden anlamak zorundalar. Bundan bir kaç sene önce, Bodrum’da Karadenizli bir aileyle tanışmıştım. Baba kaptandı, hem de çok tecrübeli uzak yol kaptanı, şimdi de kendi teknesi ile haftalık günlük tekne turları yapıyor. Küçük oğlu da babasının yanında miçoluk yapıyor. Bu kaptanla sohbet etmiştik. Fırtınalı havalardan ve yapılması gereken teknik terimlerden, işlerden bahsediyordu. “Fırtınalı havada ve dalgaların ortasında bütün bunları nasıl yapıyorsunuz?” demiştim. “Dalga varsa var, sen işini yapacaksın!” demişti. O da biliyordu... Denizi, hayatı ve rüzgârla uyumu biliyordu.
Uyum bir erdem ise bu belki de en iyi denizde hissediliyordu yani; uyum sanatı denizde olmazsa olmazdı.
Kim ne derse desin Bodrum’a gidip denize açılmak, bir kaptanla sohbet etmek, kendini rüzgâra bırakmak lazım. Romalı Komutan Antonius’un sevgilisi Kraliçe Kleopatra ile buluşmak için Mısır’dan Gökova Körfezi'nde bulunan Sedir Adası (Cleopatra Adası)’na getirdiği özel kumları görmek, Ege ve Akdeniz’de Sedir Adası dışında sadece Girit Adası’nda görülen bu kumların değerini bilmek lazım.
‘Tramola atmayı’ öğrensek de kendimizi akışa bırakmayı da öğrenmek lazım. Hepimiz düşlerimizi süsleyen cennete ulaşmak için engin denizler, belki kıtalar, okyanuslar aşıyoruz. Ernest Hemingway' in ‘Yaşlı Adam ve Deniz’ adlı kitabında ana karakter, yaşlı adam Santiago’dur. O da bütün insanlar gibi kaderle mücadele eder, onun hikâyesinde kaderi büyük bir balık temsil eder ver o hayattan hem nefret eder hem de onu çok sever. Hayat da denizdir. Santiago balıkla mücadele eder insanların kaderleriyle mücadele ettikleri gibi. ‘Serendipiti’nin bir diğer tanımı da ‘kaderin espri anlayışı’dır.
Ve tüm bunları anlayabilmek için belki Bodrum’a gitmek lazımdır.
- İzmir, yıl 2022…
- Uyuyan Güzel İzmir
- İzmir’de ‘kültürel akupunktur’
- ‘Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin…’
- Bodrum, Bodrum...
- ASMANIN BÜYÜSÜ URLA’DA ‘Üzüme balın, zeytine yağın düştüğü gün’- 14 AĞUSTOS
- Alırım Başımı giderim Efeler gibi heeeyyy!
- Bir Efe Yürüyüşünün incelenmesi 1
- Hepimizin hayatı iki kelime, Bir varmış, bir yokmuş şu alemde…
- Bir müzik hocası...
- Dünyayı güzellik kurtaracak…
- İzmir nasıl kurtulur?
- Haydi, hep beraber evde zeytin yapıyoruz…
- İzmir’in kızları
- Adem, Havva ve bir Elma’nın hikayesi
- İstanbul’da İzmirli olmak...
- Nil Prenses...
- Aşk herkesi kırar biraz… Herkes kendine sürgün biraz…
- Adem ile Havva ve bir elmanın hikayesi-2. bölüm

Ahmet GÜREL
Berna BRIDGE
Beyza IŞIK
Burakhan UYGAN
Cemre GÜMRÜKÇÜ
Ferda Ercan UYULAN
Işık TEOMAN
Meltem ONAY
Necdet GONCAGÜL
Özlem DEMİRCAN
