Kula’nın yıldızı parlıyor
İnanç, kent, sağlık, kültür ve doğa turizminin her türlü zenginliklerinin bir arada görüldüğü Kula’yı turizmin “Cazibe Merkezi” yapmak için Ankara ile el ele veren Belediye Başkanı Selim Aşkın, “Beşi bir yerde turizm konseptiyle Türkiye’nin kültürel gerdanlığı olacağız” diyor
anisa’nın eşsiz evleri, yöreyle özdeşleşmiş el sanatları ve jeolojik özellikleriyle adını dünyaya duyurmuş şirin ilçesi Kula’nın yıldızı, tüm bu değerleri inci gibi işleyen geniş vizyonlu Belediye Başkanı Selim Aşkın’ın farklı hizmet anlayışıyla her geçen gün biraz daha parlıyor. 16 yıl önce ANAP’tan seçildiği başkanlık koltuğunda iki dönem oturduktan sonra, 2004’te sadece 4 oy farkla seçimi kaybeden Selim Aşkın, Mart 2009’da AK Parti’nin adayı olarak yüzde 37.8’lik oy oranıyla yeniden Kula Belediye Başkanlığı’na layık görülmüş. İcraatlarına kaldığı yerden devam ettiğini ifade eden, “Kula’nın tarihini değil talihini değiştirmek” adına önemli çalışmalara imza attıklarını ve atacaklarını belirten Başkan Selim Aşkın, Kula’yı Türkiye’nin değil, dünyanın incisi yapmakla ilgili planlarını Ege Life’a anlattı.
Kula son dönemde turizm konusunda atağa geçti, onunla ilgili geniş konuşacağız. İlk olarak bir meydan projeniz var, şu anda ne aşamada?
Daha önceki dönemde bunu hayata geçirmeyi planlıyordum. Ancak seçimi kaybedince kaldı. Gelen arkadaşımız bu yönde bir çalışma yapmadı. Kentler meydanlarıyla anılır. Yeniden seçildiğimiz andan itibaren hemen çalışmaya başladık. Mevcut belediye binamızın ki burası eski bir okuldur, çevresini boşaltıyoruz. Kamulaştırdığımız binalar ve alanlar var. Yeni olanları yıkacağız. Eskileri restore edeceğiz ve kentin ortasında büyük bir meydan yaratacağız. Bu projeye çok önem veriyorum. Kula’nın albenilerinden birisi de bu meydan olacak.
Turizm konusunda neler yapıyorsunuz?
Turizmde “Cazibe Merkezi” olmak için Ankara ile el ele verdik. Turizmde beşi bir yerde olup Türkiye’nin kültürel gerdanlığı olacağız. 3 bin tarihi evimizle kent turizmi, Yunus Emre ve Tabduk Emre ile inanç turizmi, eteğine yuvamızı kurduğumuz yanardağlarımız ve 137,5 hektar alanda Peri bacaları, doğa turizmi, demircilerimiz ve el sanatlarımızla, keçecilik, semercilik, saraçlık ve kendimize özgü yöresel yemeklerimizle kültür turizmi, Romalılardan kalma tarihi emir hamamları ve kaplıcalarımızla sağlık turizmi yapıp, Türkiye’de fark yaratacağız. İnanç, kent, sağlık, kültür ve doğa turizminin her türlü zenginliklerinin görüldüğü kentimiz, bu değerlerden nasibini Kulalı ve Kulayı sevenlerin desteği ile almaya başlamıştır. Bölge avantajları içerisinde yer alan diğer turizm olanaklarının yanında; ilçemize yakın olan Sard Harabeleri, Demirci Barajı, Uşak Karun Hazinesi, Manisa Spil Dağı yerli yabancı turistlerin tesise çekilmesi noktasında referans olacak turistik yerlerdendir. Son 10 yıldır turizmde yeni bir sayfa açmaya başlayan ilçemiz, yeni yatırımlarımızla birlikte ‘Bacasız sanayi’ olarak nitelendirdiğimiz turizmin Kula’da bir potansiyel olarak ortaya çıkmasına neden olacaktır. İzmir, Uşak, Manisa, Denizli gibi merkezi yerlere olan yakınlığımız da Kula için bir avantajdır.
Kula termal suyu bakımından çok zengin bir ilçe. Termal tesis projeniz olduğunu biliyoruz. Bu konuda biraz bilgi alabilir miyiz?
İlçemiz Kula, Ege’nin ve Anadolu’nun kendine has ruhunu, rengini, ahengini yansıtan, geçmişle gelecek arasında sesini arayan uzun soluklu bir tarih tanığıdır. Tarihsel, kültürel ve doğal güzelliklerinin yanında sağlık ve inanç turizmi ile Ege Bölgesi’nde denize kıyısı olmamasını hiç dert edinmemiş, Türkiye’nin sayılı yerleşim merkezlerinden birisidir. Türkiye’nin en genç volkanik yanar dağı Divlit, doğa turizmi ve dünya jeolojik mirası açısından en önemli doğal güzelliğimizdir. Kula, tarihi, coğrafi ve kültürel çeşitliliklerin bir arada bulunduğu ender yörelerimizden birisidir. Kapadokya’da sıkça rastlanan Peribacaları’nın bir benzeri Kula yakınlarındaki Burgaz mevkiinde bulunmaktadır. Emir Kaplıcaları ve maden suları, Kula’nın en öne çıkan tarihi, kültürel ve ekonomik değerlerinden yalnızca birkaçı. Tüm zenginliklerinin sergilendiği kentimizi, dünyaya ve Türkiye’ye tanıtmak, ekonomik olarak geri dönüşümü sağlamak amacıyla kapsamlı bir çalışma için harekete geçtik. Jeotermal sahamızda bulunan sıcak suyumuzdan daha verimli ve ekonomik yararlanmak amacı ile Emir Kaplıcaları bölgesinde 80 dönümlük arazi üzerinde modern bir Termal Tesis Projesi’ni hayata geçiriyoruz. Hedefimiz 2010 yılı sonunda inşaatına başlayarak 2011 sezonu içerisinde tesisi Kulamıza ve termal turizme kazandırmak. Termal turizm, sadece jeotermal su kaynağından banyo ve içme suyu kullanılması anlamına gelmemektedir. Yeni projemizde organik tarımla birlikte tüketicilerimize sağlıklı bir yaşam paketi sunmayı hedeflemekteyiz.
Neler olacak yani termal tesisin içinde?
“Sağlıklı bir yaşam için dingin bir vücut, bunun için kaplıcalar” diyorsak, sağlıklı ve tamamı ile doğal ürünlerin yer aldığı bir tesis, restaurant ve yemek yerleri de Termal Tesis Projemiz içerisinde yer almalıdır. Sağlıklı bir yaşam için, termal sulardan yararlanan müşterilerimize, gürültüden ve hava kirliliğinden uzak, doğal bir ortamda, doğal gıdalardan oluşan, doğa içerisinde spor yapabilecekleri bir hizmet sunmak istiyoruz. 300 yataklı bir termal tesis olacak. Yemek salonları, pastane, gösteri-gece kulübü, çok amaçlı salon, bilgisayar, faks, telefon v.b. hizmetleri veren, toplantı-çalışma-gösteri salonu, oyun ve TV salonu, sağlık ünitesi, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi, 200 kişilik animasyon salonu, jimnastik salonu, fitnes salonu, Türk hamamı, sauna, masaj, dinlenme salonu, açık ve kapalı havuz, çocuk kulübü, oturma salonu, satış üniteleri, bay –bayan kuaför salonu v.b. üniteleri bünyesinde taşıyan komple bir tesis projesi. Ayrıca eğlence için tesisin içine bir de Aquapark yapacağız.
Tesis kaynakları ile yapmayı planladıklarınız nedir?
İnşa edeceğimiz Termal Tesisimiz hem ulusal, hem de uluslararası piyasada pazarlaması durumunda, belediyemize Kula Evleri’nin restorasyonu ve işletilmesi için mali kaynak sağlayacak. Yeni istihdam olanakları da ortaya çıkacak ve Kula’nın dışarı açılarak, sosyal bakımdan gelişmesine olanak yaratılacaktır. Bölgemiz termal suyu ile termal turizm için ideal bir alt yapıya sahiptir. Bölgemizde yer alan jeotermal suların toplam minerilizasyonu 4000 – 5000 mg/lt arasında değişmektedir.
Ünlü Kula Evleri konusunda neler yapıyorsunuz?
Bizim bu konuda bir sloganımız var. “Kent turizminde Kula Evlerimiz kaderimizdir, asla kederimiz olmayacaktır” şeklinde. Yaklaşık üç bin tarihi evimizin dış cephe yenileme çalışmalarına Ankara kolumuz ile birlikte başlıyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı’mız tarafından verilen restorasyon proje yazma yardımı ve hibe fonu ile tescilli binalarını restore ettirmek isteyen halkımıza proje hazırlama aşamasında belediye olarak yardımcı oluyoruz. 2009 yılı son altı ay içersinde Kula Belediyesi Restorasyon Birimi’ne toplam 29 tarihi evimiz için restorasyon proje yardımı başvurusu yapıldı. Kula’nın en büyük kentsel SİT alanlarından birisi olarak ilan edilmesinin en önemli dayanağı şüphesiz Ünlü Kula Evleri’dir. Bunlar bizim kültürel mirasımızdır; tarihi evlerimizi korumak için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Bugün Türk ve Rum evleri, dükkanları, kilise, camii ve hamamlarından oluşan 2400 tarihi binanın bulunduğu Kula’da bu binaların yaklaşık 1000 kadarının tescilleri yapılmıştır. Bazı evlerin röleve projeleri tamlanmış olup, çalışmalar devam etmektedir.
Yeni projeleriniz arasında neler var?
Kula’nın tarihi miraslarını ilçeye gelen misafirlerine sunmak için Minyatür Kula Projesi için çalışmalara başladık. Bittiği anda ilçe meydanı içerisinde sergileyeceğiz. Amacımız, Kula’da kaybolan ancak, estetik değeri olan yapıları, sanatçılarımız sayesinde geçmişle gelecek arasında köprü kurarak, gençlerimize, çocuklarımıza ve şehrimize gelecek ziyaretçilere tanıtmak. Böylece yeni neslin geçmişle bağlantısını koparmamış ve şehrimiz görünümüne bir boyut kazandırmış olacağız. Projede Kula’nın simgesi olan tarihi yapılarımız; Çukur Çeşme, Minyatür Kula Peribacaları, Kula Divrit Yanardağı, Kula Evleri, Yunus Emre Türbesi, Hoca Seyfettin Köprüsü, Tarihi Zafer Okulu bulunuyor. Minyatür Kula’yı hazırlayan atölyemiz hızla yeni tarihi yapılarımızı sergilemek için çalışıyor.
Röportaj: Ercan PALA
Fotoğraf: Mehmet Emin AL

