İşsiz Ödül Avcısı, Emre Tazegül
Fotoğrafı Kalp Gözümle Çekerim!
‘‘Ben gördüğümü, yüreğimi ve duygularımı katarak fotoğraf karesine sığdırıyorum. Ödül törenlerinde işsiz olduğumu söylediğimde kimse bana inanmıyor. Kanada’dan bile iş teklifi geldi ama Türkiye’den yok. Ben sıcak haber seviyorum. Bu yüzden dergi ya da moda fotoğrafları bana cazip gelmiyor. Bu yüzden sizin iş teklifinizi de kabul edemedim. Ben objektife hiç küsmedim, ısrarla işimi yapmaya çalışıyorum.”
1980 İzmir doğumlu. Lise yıllarında başladığı gazetecilik mesleği ağır basınca eğitim hayatını yarıda bıraktı. Yeni Asır Gazetesi’nde 1996 yılında stajyer foto muhabiri olarak meslek hayatına başladı. “Senden gazeteci olmaz” denilerek YeniTV’ye gönderildi ve stüdyoda kameraman asistanı olarak görev yaptı. Tripot taşıyarak başladığı kameramanlık görevini İstanbul’daki değişik kurumlar da dahil olmak üzere devam ettirdi.
10 yıllık kameramanlık macerasından sonra 2005 yılında İstanbul’dan İzmir’e döndü. Objektifle arası her zaman iyi olan Emre Tazegül bu kez farklı bir alanda foto muhabirliğinde kendini göstermeye başladı. 2006 yılında fotoğraf makinesini eline alan Emre Tazegül için yeni bir dönem başlamış oldu. Yenigün Gazetesi’nde 2009 yılına kadar çalışan Tazegül, işsiz kalınca değişik basın kuruluşlarına freelance (serbest foto muhabiri) olarak hizmet vermeye başladı. Tazegül işsiz olmasına rağmen birçok ödül alarak adını sadece Türkiye’ye değil dünyaya duyurdu. İşte işsiz bir ödül avcısının tutkuyla bağlandığı objektiften kopmamak için verdiği mücadele.
Kameradan fotoğraf makinesine geçiş zor olmadı mı?
Aslında bu da işsizlik sonucu mecburiyetten bir tercihti. Kameraman olarak İzmir ve İstanbul’da çalıştıktan sonra sömürü düzenine daha fazla dayanamadım. İstanbul’da son 1 yılı çok zor şartlarda geçen kameramanlıktan sonra işsiz kalınca İzmir’e döndüm. Ancak İzmir’de de kameraman olarak çok fazla alternatifim olmadığı için mecburen fotoğraf makinesine yöneldim. Aslında hiç aklımda böyle bir şey yoktu. Barış Yengiloğlu’nun ısrarı ile bir fotoğraf makinesi aldım ve yine onun tavsiyesi ile Yenigün Gazetesi’nde foto muhabirliğine başladım. Şunu anladım ki, kameramanlıkta 10 yılı boşu boşuna harcamışım. Çünkü istersen dünyanın en iyi görüntüsünü çek televizyonda en fazla 3 dakika görünüp yok oluyorsun. Ama fotoğrafta durum öyle değil. Hayatı bir ana sığdırıyorsun ve o an hiçbir zaman kaybolmuyor. Aradan yıllar geçse de fotoğraf tazeliğini hiç kaybetmiyor.
Vizörden bakarken neler hissediyorsun?
Ben uzun yıllardır yalnız yaşadığım için çok duygusal bir insanım. Kalp gözünün varlığına inanırım. Ben fotoğraflarımı sadece gözümle değil kalbimle çekerim. Aslında Balık Burcu olarak benim en önemli özelliklerimden biri de budur. Allah kalp gözümü açmış ama kendi kendimi eleştirdiğim en önemli nokta da çektiğim fotoğrafların altına tek satır yazı yazamamak. Ben gördüğümü, yüreğimi ve duygularımı katarak fotoğraf karesine sığdırıyorum. Aslında o an neler hissettiğimi kağıda dökebilme yeteneğim olsa herhalde şimdi mesleki kariyerim açısından çok farklı yerlerde olabilirim. Belki de yazı yazamadığım için işsizim, bilemiyorum. Ama bu sorunu da çözmek için liseyi dışarıdan bitirmeye çalışıyorum. İşimle ilgili eğitimimi tamamlamak istiyorum.
Bugüne kadar hangi ödülleri kazandın?
2008 ve 2009 yılları İzmir Gazeteciler Cemiyeti yarışması fotoğraf birincilikleri. 2007 BMC Türkiye Fotoğraf Yarışması üçüncülük. Deniz Ticaret Odası Fotoğraf Yarışması’nda 2007’de üçüncülük, 2008’de ikincilik ve 2009’da ikincilik, 2010’da birincilik. 2008 Koç-Alliance Fotoğraf Yarışması Özel Ödülü. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Yılın Basın Fotoğrafları Yarışması 2010 Yılı Vakıfbank Özel Ödülü. Petshop Fotoğraf Yarışması 2007 yılı üçüncülük ödülü. Bunların haricinde birçok fotoğrafım AP ve Reuters tarafından dünyaya servis edildi ve birçok basın kuruluşu tarafından kullanıldı.
Bu kadar çok ödül alırken işsiz kalmak seni nasıl etkiliyor?
...
Devamını Ege Life'ın Nisan sayısında bulabilirsiniz.
Ege Life'ın Nisan sayısı tüm Yaysat - Migros - Kipa ve D&R'larda bulunmaktadır.

