Bu işsizler “ŞANSLI”
Her gencin hayalidir, içinde büyüttüğü sevgiyle yeşerip, meyve veren bir mesleğe sahip olmak. Zaten başarılı bir kariyerin de en önemli adımı değil midir ki, sevgiyle büyüyüp gelişen meslek aşkı? Ancak, çoğu zaman bir hançer gibi saplanır gencecik yüreklere, gerçeğe dönüşemeyen bu hayal… İşte onlar da, her yeni mezunun yüzleştiği “işsizlik” kabusuyla tanışır ama bu sefer bir fark vardır. O çok tanınan işsizlik kabusu kimi zaman hüzünlendiren kimi zaman da sıcacık bir gülümsemeye dönüşen bir armonide hayat bulur. Ve seslerini yaptıkları işle duyurmak isteyen bir orkestraya dönüşür. Asıl hikaye de o zaman başlar…
Sanatın hak ettiği yeri bulamadığı bir ülkede, yüreklerinde büyüttükleri sanat aşkının peşinden giden, bu akademili müzisyenler, “kadrosuzluk” karşısında çareyi kendi orkestralarını kurmakta bulur. Üstelik 6 ay gibi kısa bir sürede 9 Eylül Üniversitesi’nden Türkiye genelindeki birçok devlet konservatuarına uzanan geniş bir yelpazede bir araya gelen 65 genç müzisyen, İzmir Gençlik Senfoni Orkestrası’na hayat verir. Daha doğrusu, kendi deyimleriyle “İşsizler Orkestrası!”
Kamuoyunda da kendilerine verdikleri isimle anılan İşsizler Orkestrası, aynı zamanda Türkiye’nin de ilk yerel gençlik senfoni orkestrası olur. İşsizliklerine inat, bir araya gelen bu üniversiteliler orkestrası, ilerleyen günlerde Türk ve Batı Müziği alanında 35 konservatuarın bulunduğu ülkemizde yeni bir atılımın habercisi olarak görünüyor. İşte bu sıra dışı orkestranın mimarı ve aynı zamanda da sanat danışmanı olan Alp Özdemir’in Bremen Gençlik Orkestrası modelini örnek alarak oluşturduğu bu “işsiz” melodi, başarıya giden yolda birçok engeli aşarak ilerlemeyi hedefliyor.
Avrupa’da varsa neden İzmir’de de olmasın?
İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuarı’ndan 2009 yılında mezun olan orkestranın mimarı Alp Özdemir’in bir orkestrada “kadro bulamama kabusunun” gerçek olmasıyla başlayan müzik dolu bir yolculuk İşsizler Orkestrası… Başvurduğu kurumlardan olumsuz yanıt alan fogat sanatçısı Özdemir, öğrenci değişim programıyla gönderildiği Bremen’deki gençlik orkestrasını İzmir’de uygulamaya karar verir ve fikrini önce en yakın arkadaşı olan Berkin Bilgehan’la paylaşır. İki arkadaş, yüksek lisans yaptıkları üniversitenin kantin sohbetlerinde konservatuardan mezun olup da kadro bulamayan gençlere ulaşır. Altı ay gibi kısa bir sürede 9 Eylül Üniversitesi ile Türkiye genelindeki devlet konservatuarlarından mezun 65 müzisyen bir araya gelerek, İzmir Gençlik Senfoni Orkestrası’nı kurar. Özdemir “Avrupa’da gençlik orkestraları var, neden bir tane de İzmir’de olmasın” diyerek yola çıktıklarını belirtiyor.
“Biz müzik yapmak, sanat sapmak istiyoruz”
“Proje başladığında arkadaşlarımızla kantinde oturup orkestra ile ilgili beklentilerimizin neler olduğunu anlatırken hepimizin ortak bir amacı vardı: Biz müzik yapmak, sanat yapmak istiyoruz” diyen Özdemir hiçbir arkadaşının ekonomik bir beklentisinin olmadığını, sadece arkadaşlarıyla birlikte güzel müzik yapmak istediklerini söyleyerek destek anlamında oldukça güçlü olduklarını belirtiyor. Şu anda 10. konserlerini vermenin heyecanını yaşayan genç müzisyen; 27 Kasım’da Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde verdikleri konserde kırdıkları seyirci rekoru için İzmirli sanatseverlere minnettar olduklarının altını çiziyor.
Amacımız İzmirlilerin bir arada olduğu bir orkestra yaratmak!
...
Devamını Ege Life'ın Nisan sayısında bulabilirsiniz.
Ege Life'ın Nisan sayısı tüm Yaysat - Migros - Kipa ve D&R'larda bulunmaktadır.

